Denizlerin altına inmek, deniz dibi ve deniz içi nimetlerinden yararlanmak düşüncesinin insan muhayyelesini uğraştıran binlerce yıllık bir geçmişi bulunmaktadır.Fakat denizlerin gizleyici ve örtücü niteliğinden yararlanılarak denizaltı gemilerini Deniz Kuvvetlerine bir vurucu güç unsuru olarak katılması fikrinin Büyük İskender ile başladığı rivayet edilir. Aristo, İskender’in Tyre şehrinin alınmasında kendisine 7 ay mukavemet eden bu denizci ve muharip insanları yenebilmek için fıçı şeklindeki su altı silahlarından istifade ettiğini yazmaktadır.1465'te Kyeser'in Almanya'da,1531'de De Lorena'nın İtalya'da Nemi Gölü'nde birer saat ve Osmanlı'da da saray eğlenceleri kapsamında timsah biçimli bir tekne ile bir süre su altında su altında kaldıkları olmuştur.Ayrıca insan aklının denizler için ülkeler arası sınırlar koyamaması denizin sadece üstünden değil altından da korunması düşüncesi denizaltılar için ana düşüncelerden olmuştur. 2.dünya savaşının belirleyici güç unsurlarından en büyük etken kullanılan denizaltıların manevra kabiliyet ve yeterlilik konularında gelişmiş olmalarıdır
Teknolojının gelısımıyle bırlıkte derınlık ve basınc konularının basıte ındırgen mesıyle yapılan denmelerde ve gudumlu fuzelerın eklenmesıyle denızaltılarında bır kruvazor gorevı yapması savaslarda caydırıcı bır unsur olmustur.